Canan Tan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Canan Tan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2016 Cuma

Kitaplara dönüşüm

Üç aydır kitap okumaya yeniden başladım. Malum Duru ile evde tek başımayken pek fırsatım olmuyordu. Şimdilerde kendime nasıl vakit ayırmam gerektiğini daha iyi planlayabildiğim için kitaplarıma da zaman ayırmaya çalışıyorum (önceliğim her zaman duş almak, tırnak kesmek, diş fırçalamak ha ha). Genellikle gece yatmadan önce ve Duru'nun gündüz uykuları sırasında (yemek yapmayacaksam, ütü yapmayı reddediyorsam, çamaşır yıkamasam da olursa vs) okuyorum. Kafamı dağıtmama çok yardımcı oluyor kitap okumak. Başka şeyler düşünmek, başka hayatlara şahit olmak iyi geliyor...



Yaklaşık 3 ay önce Canan Tan'ın Pembe ve Yusuf ile geri döndüm kitap okuma sahalarına. Canan Tan benim en sevdiğim yazarlardan biri. Hatta favori yazarlar listemde ilk sırada yer alıyor. Yine muhteşem yazmış, yine yapacağını yaptı ve ağlattı tabii ki... 


Hemen arkasından Azra Kohen'in üç kitaplık serisinin ilkine, Fİ'ye başladım. İki ayımı aldı okumak. Gereksiz uzun (600 sayfa), detaylarla fazla süslenmiş bir kitap... Hani sevmedim değil ama elimden düşürmedim de değil.... Seriyi okuyacağım için mecbur okudum:)
Bugün serinin ikinci kitabına, Çİ'ye başladım. İnşallah daha sürükleyici ve içi daha dolu bir kitaptır. 319 sayfa olduğu için motivasyonum yüksek:)


Şimdilik bu kadar olsun, ikinci kitap bitince yorumlarımı paylaşacağım. 

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Hasret

Geçen hafta 2 günde bitirdiğim bir başka kitap da Canan Tan'ın 'Hasret' adlı romanı oldu. Canan Tan bunu hep yapıyor, okuyucuya acımıyor yemin ediyorum. İçim dışıma çıktı yine ağlamaktan. Vedalar, ayrılıklar beni hep çok etkiliyor. Film, kitap, küçük bir hikaye... Nerde olursa olsun... Küçüklükten kalma bir durum sanırım...

Bir Rum kızı ile Türk erkeğinin sancılı aşk hikayesi. O sancıları iliklerime kadar hissettim desem yeridir. Sanki ben yaşadım hikayeyi... Bu da yazarın dilinin güzelliğinden kaynaklanıyor tabi. Ertesi gün gaza geldim Sabri'ye diyorum ki 'sana hikayeyi anlatayım mı, noolur' diyorum:) Anlatırken bile gözlerim doldu. Sabri'nin hikaye sonunda verdiği tepki de beni benden aldı. 'Of çok klasik bir Türk filmi' !!! Evet belki klasik olabilir ama ben mi duyguyu veremedim acaba anlatırken:) Niye öyle dedi ki, beğenebilirdi yani nezaketen:)

Şimdi yeni kitaba başlamak bile istemiyorum, hala etkisindeyim...