24 Kasım 2016 Perşembe

Durusal gelişmeler



Son bir Duru güncellemesi yapayım istedim:

Türkiye dönüşü Duru'da yine gözle görülür gelişmeler yaşandı. Konuşması ilerledi (2 kelime hatta bazen 3 kelime arka arkaya getirebiliyor - baba işe gitti gibi), insanlara yaklaşımı olumlu yönde değişti (daha insancıl hale geldi), paylaşmayı öğrendi vs...
Orada baya güzel ve yemediği şeylerden yedi (simit, börek, değişik çorbalar, mısır, nar, mandalin...). 
Türkiye'den geldiğimizden beri kahvaltılarını da iyi yapıyor, yemeklerini de güzel yiyiyor maşallah. Et/tavuk yemekte zorlanıyor ama çok minik minik yoğurdun içine doğrarsam ve o gün modundaysa yiyiyor. 
Benden ayrı başkalarıyla zaman geçirdi - ki bu baya güzel bir gelişme. Kuzenleriyle kaynaştı. Aile üyelerine daha hakim şuanda. 
Kitaplarla ilgilenmeyi çok seviyor. Sticker yapıştırmayı hala çok seviyor ama kitapların resimlerine bakmaya daha uzun zaman ayırabiliyor. Bir kaç zamandır burnu aktığı için artık burnunu sümkürmeyi başarıyor (bu ne saçma bir gelişme diyeceksiniz ama ebeveynin hayatını kurtarıyor. Çocukların burnu tıkalı oldu mu hayatı zindan edebiliyorlar:)) 
Uçaklara baya alıştı. Sen-ben gibi tavır sergiliyor uçakta ve daha önce direndiği kemer takmama, masayı kapatmama gibi konularda daha bilinçli, bir kere söylediğin zaman söz dinliyor. 
İtiraf etmeliyim ki Duru genel anlamda söz dinleyen, kolay zaptedilen bir çocuk. O yüzden Allah'a şükrediyorum.

Ah rüyalar

Acaba buraya devamlı rüyalarımı yazsam ilerde bir astrolog veya psikologla anlaşıp iyi işler çıkartabilir miyiz:)) Dünden razı denek gibiyim maşallah.
Rüyalarımın çoğunu hatırlıyorum. Hatta bazen sabah arka arkaya anlattığımda Sabri bile "amma rüya görmüşün yaa" der (kendisi bir tane bile hatırlamadığı için olabilir:)). 
Neyse dün değil, dünden önceki gece yine Ali Baba'yı gördüm rüyamda. Aynı en son bıraktığımız gibiydi ama sözde unutkanlığı vardı. Unutkanlık da dedemden geliyor. Bu aralar kendisinde yaşlılık sebebi ile oluşan demans var da, onu Ali Baba'ya yakıştırmışım rüyamda... Hayırlara vesile olsun...
Rüyalar bazen gerçekten özlem giderici. Bakalım bu akşam kimlerle özlem gidereceğim??? 

22 Kasım 2016 Salı

Rüya


Yaklaşık bir hafta önce rüyamda Ali Babayı gördüm. Sözde mahpushanedeymiş, ben de görüş gününe gidecekmişim. Annem ve Yusuf abi ile gidiyoruz, önce müdürlük gibi bir yerde bekledikten sonra ana binaya doğru yürürken görümcem Gizem'i arıyorum. "Söylemek istediğin, iletmemi istediğin bir şey var mı?" diyorum. O da "hakkını helal etsin" diyor. İkimiz de ağlıyoruz. Derken binaya giriyorum, bembeyaz bir bina... odaların kapıları açık, hepsine bakıyorum tek tek ve Ali Babayı uzun bir masanın baş kısımlarında yemek yerken görüyorum. Gömleği, kazağı ile başını tabağından kaldırmıyor. Kalabalık bir yer. Kız-erkek-genç-yaşlı herkes orada ve hepsi çok mutlu, şık... "Allah Allah, buradakilerin keyfi yerinde demekki" diye düşünüyorum. Ali Babayla göz göze geliyorum ama o beni görmezden geliyor. "Neden yanıma gelmiyor acaba?" diye düşünürken uyanıyorum...


Uzaktan da olsa onu görmek, iyi olduğunu bilmek içime su serpiyor (inşallah gittiği yerde keyiflidir) ama yine de yokluğu insanın canını acıtıyor... 
inşallah rüyada bile olsa onu tekrar görme şansım olur...

31 Ekim 2016 Pazartesi

3 koca gün


Üç gün oldu, acımız hala çok büyük... Bu kayıp bizim için ara ara sönecek ama hiç bir zaman kapanmayacak bir yara... Gülüşünü, komikliklerini, az ama öz konuşmalarını özlediğim canım babam, Ali Babam... 
Hayata gözlerini yumalı 3 koca gün oldu... bizim için koskoca üç ömür gibi geçti. Çok uzadı ayrılığımız. Sanki hiç dinmeyecekmiş gibi, aynı alevle devam ediyor yüreğimizdeki yangın. Gözlerimizdeki ışık söndü, yüreğimizdeki yangın sönmedi, sönmeyecek. 
Gelsen ne güzel olur... Arka odadan, uykundan kalkıp geldiğin gibi... 
Seni şimdiden çok özledim... yattığın yerde huzurla uyu, bizleri izle, seni hep andığımızı gör, kalbimizdeki yerini asla unutma...
Herkesi sevgiyle kucaklayan adam, iyi ki hayatıma girdin. Ömrümün 10 senesinde iyi ki vardın... gözyaşlarıma bakma, ara ara olacak bu gözlerde bu yaşlar... seni hep özlemle anacağım... 
Seni seviyorum Ali Babam... 

22 Eylül 2016 Perşembe

Yemek sorunsalı

Duru bugünlerde özellikle kahvaltı ve öğle yemeğinde çok az yemek yiyiyor. Akşamları da zorla, binbir türlü şaklabanlıkla bişiler atıyoruz ağzına. Artık dişlerden midir? Aynı menüyü yemekten sıkıldığından mıdır? Neye yoracağımı şaşırdım... 


Kahvaltıda omlet yapıyorum hep, bazen peynirli, bazen yulaflı, bazen cevizli... Cevizliyi bayadır reddediyor, peynirliyi baya yiyordu. Bende peynirliden kaptırmış gidiyordum. Bugün onu da yemeyince dedimki "menüden sıkıldı", kesin bilgi!
Bugün ona elma rendesi, ceviz, tarçın, yulaf, bal ve biraz da yoğurt karıştırdım... 3 kaşık yedikten sonra yine ağız burun kıvırmaya başladı benimki. En son karede tabağı sıyıran anne olarak yine ben vardım! Elime sağlık çok güzel olmuş, siz de deneyin:) 
Öğle ve akşam uyku öncesinde 250ml süt içiyor, o da karnını doyuruyordur (tokluk hissi veriyordur en azından) ama tabi ana yemek gibi faydası olmaz bünyeye... 


Bu arada meyve çok seviyor, her an meyve versem yiyebilir. Onu da istemiyorum açıkcası. Yemeğini yesin, ara öğün olarak meyve yesin istiyorum. Bir de kahvaltıda bal seviyor. Ama kahvaltısını etmeden ekmeğe bal sürüp vermek de istemiyorum... İnatlaşıyoruz yani bakalım... Ben "aç kalsın, acıkınca yer diyorum" ama tam acıkcak, uyku öncesi süt geliyor, aç kalamıyor da yani:)) 
Bu işe bir çözüm bulmam gerekiyor ya, haydi bakalım hayırlısı...

21 Eylül 2016 Çarşamba

Anneanne özlemi

Anneannemin ölümünün 100. gününde onu yine özlemle anıyorum.

Geçenlerde eski resimleri karıştırırken yine O'na rastladım, yine gözlerim dolu dolu oldu. Bana bayram mesajı yollamıştı, çok eski değil, geçen sene muhtemelen. Elinde çayı, koltuğuna oturmuş, 'haydi çaya gel' diyordu. Keşke yine dese, keşke gidebilsem... Yüzündeki gülümseme, kibar kibar konuşması yine gözyaşlarımın sel olmasına sebep oldu... 



Ara ara O'nu hatırlıyorum. Çok saçma sapan zamanlarda. Mesela kaşlarımı alırken. Anneannemin herhalde 20 sene önce kuaförde kaşlarını aldırırkenki hali gözümün önüne geliyor. Aklıma kazınmış demek ki. Yada Duru'ya soru sorup cevaplarını beklerken... Anneannemle küçükken soru-cevap oynardık. O sorardı ben cevaplardım. Uzun seneler anneannem hep 'inşallah bebeğinle sen de soru-cevap oynarken beni hatırlarsın' derdi. Nasıl hatırlamayayım şimdi? Emeği çok üzerimde. Allah bin kere razı olsun. 

En zor günlerimde sığındığım liman oldu anneannem. Keşke bırakıp gitmeseydi... Daha Duru'nun da ondan öğreneceği şeyler olacaktı, eminim... Şimdi bir yanımız hep yarım kalacak...
Ben hep sevgiyle, özlemle anlatacağım pamuk ninesini Duru'ya. İnşallah O da bizi devamlı izliyordur... 

Seni seviyorum pamuğum...





22 Ağustos 2016 Pazartesi

bugün yine özlemle...


Anneannemi sık sık rüyamda görüyorum. Buna hem seviniyorum hem de sabah uyandığımda içimdeki hüznü size anlatmamın imkanı olmuyor. Gözlerimden yaşlar istemeden süzülüyor. Onu çok özlüyorum. 


Bugün blog'uma bakarken uzun süredir en çok okunanlar listemin başını çeken 'Bahamalı Kızlar' yazımın 'Pamuk anneannem' yazısının altında kaldığını gördüm ve hem çok sevindim hem çok duygulandım. Anneannem yine zirvede. En sevdiğim, en değerlim, pamuğum yine benimle...

İşte gözlerimden yaşların süzülmesine bir neden daha... Belki beni görüyordur, hissediyordur telaşı sardı yine beni.

Anneannem, seni çok seviyorum. Eğer beni duyuyorsan, görüyorsan ve hissediyorsan...
Dualarım, aklım, fikrim seninle...